Home / Genel / TABLO DEĞİL, TİŞÖRT DEĞİL: GİYİLEBİLİR SANAT

TABLO DEĞİL, TİŞÖRT DEĞİL: GİYİLEBİLİR SANAT

İzmit’te yaşayan Zeynep Biçer Erzen ve Mehmed Akad Erzen çifti, yaklaşık 3 yıldır profesyonel olarak tişört üzerine resim yapıyor.

Tuvale geçirdikleri tişörtleri çift taraflı bantla şövaleye sabitleyen Erzen çifti el emeklerini, yeteneklerini ve hayal güçlerini boyalar aracılığıyla tişörtlere işliyor.
Yaptıkları işi ‘Giyilebilir Sanat’ olarak isimlendiriyorlar.
Akad Bey, önceleri tutku olarak resim yapıyorken eşi Zeynep Hanım’ın bir tişörtünün üzerine resim yapmasını istemesiyle başlıyor bütün hikayeleri.
Akad Bey’in üzerine resim yaptığı tişörtü Zeynep Hanım’ın giymesiyle zamanla arkadaş çevrelerinden talepler gelmeye başlıyor.
Zeynep Hanım’ın “Biz bunu duvarlarda veya başka yerlerde göreceğimize neden üstümüzde görmüyoruz?” demesiyle çalışmalarına başlıyorlar.

İlk zamanlar arkadaş çevresine çalışmalar yapan çift, İZMEK Genel Müdürlüğü’nün Akad Bey’in resim yeteneğini keşfetmesi ve teşvik etmesiyle bunu işe dönüştürmeye karar veriyor.
Esasında mühendis olan Akad Bey ve muhasebeci olan Zeynep Hanım, çevre illerde benzer şekilde çalışanların olmasına rağmen kendileri gibi tuval üzerinde çalışan başka kimse olmadığını ve benzerlerinden ayrılarak ‘İlk ve Tek’ olduklarını söylüyor.
Onlar tişört boyamıyor, tablo yapar gibi tişört yapıyorlar.
Yaptıkları çalışmaları ‘zeynepakadart’  kullanıcı adıyla Instagram hesaplarından paylaşan çift, evlerini de adeta bir sanat atölyesine dönüştürmüş.
Birçok kez stant ve sergi açan Erzen çiftinin en büyük hayalleri ise bir atölye açarak yeni ‘Giyilebilir Sanat’ üstatları yaratmak…

 

RÖPORTAJ:ÇAĞLA DAŞÇI

 

Farklı meslek gruplarından geliyorsunuz ikiniz de. Bu işe başlamak fikri nereden geldi?

Zeynep:

İlk olarak benim eski bir tişörtümle başladı olay. Bir gün eşimin resminin çok iyi olduğunu bildiğim için bu tişörtümün arkasına bir şey çizmesini istedim.
O dönemde de hobi olarak böyle şeylerle uğraştığım için elimde kumaş boyaları ve akrilik boyalar vardı. ‘Ne çizeyim?’ dedi. ‘Ağaç çiz’ dedim ben de. O da kocaman bir ağaç çizdi tişörtün arkasına.

Kalemle çizip kabartma boyalarla da dallarını çizmişti. Ben de onun önüne kalp çizmiştim.
Sonra ben o tişörtü giydiğimde herkesin ilgisini çekiyordu.

Nereden aldığımı soruyorlardı. Arkadaşlarımız gördüklerinde çok hoşlarına gidiyordu. Birlikte yaptığımızı söylediğimizde onlar da istediler.

Başlangıç hikayesi bu yani.

Bu işi biz hobi anlamında işimizden arta kalan vakitlerde 3 seneden beri yapabiliyorduk. Önce kendimiz için sonra arkadaşlarımız için.
Sonra da ‘Neden bu işi daha da zenginleştirmeyelim’ diye düşündük ve bir Instagram hesabı açtık.
O hesap üzerinden siparişler almaya başladık. Siparişler yoğunlaşınca ve orada yaptığımız özgün çalışmaların satışları güzel olunca Zet.com online sitesinde bir dükkan açtık.
Satışlarımız da devam ediyor.

İnternet üzerindeki hesaplarımızda ‘zeynepakadart’ ismini kullanıyoruz. Zamanla talep artınca insanlara nasıl ulaşalım düşüncesi oluşmaya başladı.
Sonra en son İzmit’te Sanat Sokağı’nda bir stant açtık yılbaşı öncesi. İzmit Belediyesi de desteklemek istedi.

 

“HEM KENDİMİ HEM DE
YAPTIĞIM İŞİ TANITABİLMEK
ANLAMINDA BANA YÖN VERDİLER.”

 

Akad: İZMEK kursuyla başladım ben. Orada yağlı tablo kursunu gidiyorum. Oradaki arkadaş ve eğitmenimin de desteği var. ‘Bunun bir eğitimini almak ister misin’ diye başlamıştık.
Hem kendimi hem de yaptığım işi tanıtabilmek anlamında bana yön verdiler.
‘İZMEK’le, belediyeyle görüşürseniz destek çıkarlar’ gibi düşünceleri oldu, benim de aklıma yattı.
O zaman bunu daha işe dökmemiştik.

Zeynep: Biz ikimiz kendi işlerimizde çalıştığımız için önceleri fazla zaman ayıramıyorduk.
Eşim işi bırakınca daha fazla vakit ayırabildi.

Mesela İstanbul Zorlu Performans Sanatları’na gittik. Bizim için güzel bir deneyim oldu. En son da İzmit’te Masterpiece Atölye açıldı.
Orada da el emeği ürünlerin sergilenmesi ve oradan satış yapılabilmesi gibi bir imkan doğdu.
Oraya götürdük ürünlerimizi.

 

“2 YIL ÖNCE YAPTIĞIM
BİR TİŞÖRT VAR, HALA AYNI
RENK VE KALİTEDE DURUYOR.”

 

Kullandığınız boyalarda yıkandığı zaman akma veya yıpranma oluyor mu? Ne tür boya kullanıyorsunuz?

Akad: Kesinlikle akmıyor. Akrilik bazlı kumaş boyası kullanıyoruz. Bu dijital baskılarda genelde olur.
Bu boyayı kullanmamızın nedeni de şu, bizim gözle görmediğimiz onnano mikron bir yapısı vardır.
Biz boyayı fırçayla veya ıslatarak kumaştaki gözeneklere yerleştirmeye çalışıyoruz.
Yerleştirdiğimizde de hem kumaştan insan terlemiyor, hava almaya başlıyor hem de daha çok renkler o gözeneklere tutunmaya başlıyor. Yani renkler akmıyor, daha çok tutunuyor.
Tutunduğu için de herhangi bir deterjanla veya solüsyonla bir kimyasal reaksiyona da girmiyor. Biz kaliteye daha çok yöneliyoruz.
Çünkü yaptığımız işçilik, kaliteyi daha çok önemsettiriyor.
Mesela 2 yıl önce yaptığım bir tişört var. Hala aynı renk ve kalitede duruyor.

 

Sadece tişört üzerine mi boyama yapıyorsunuz yoksa başka herhangi bir yüzey ve cisim üzerine de çalışıyor musunuz?

 

Zeynep: Mesela kırlent üzerine de çalışmalar yaptık. Polara da olabiliyor.

Akad: Ayakkabı, duvar çalışmaları ve dövme de yapıyoruz. Kumaş olarak bizim tercih ettiğimiz genelde viskos olmayacak, polyester olmayacak. Onları tercih etmiyoruz ve kesinlikle akmıyor. Pamuklu olmasının sebebiyse hem doğal, hem de insanları rahatsız etmeyen bir kumaş türüdür. İşlenilmesi de güzel ve boyanın renklerinin kalıcı olmasının sebebi de odur.
Yüzde yüz pamuklu kumaşı daha da tercih ediyoruz.

Zeynep: Mesela bizim Kervan isminde bir yürüyüş grubumuz var. Onların polarlarının üzerlerine bir logo çalışması yaptık. Biz SDKM’de de yaptık bir sergi.

Akad: Benim böyle bir çalışmam olduğunu duyan İZMEK Genel Müdürlüğü tavsiye ettiler.

 

Sizi standımızda görmek isteriz. Canlı performans yapmanızı isteriz. İleriki zamanda çalışmalarınız devam ederse sizin için bir atölye veya eğitim amaçlı bir merkez oluşturabiliriz’ diye düşündüler.
Bu da açık bir kapı oluyor en azından. Sanatımız sadece bizde kalmasın.
Başka insanlara da yansısın, onlar da çalışsınlar. Neleri resmetmek isterlerse yapsınlar.
Belki benden daha uzmanları da çıkar diye düşünüyorum.

 

Bu işe hobi olarak başladığınızı söylediniz. İZMEK haricinde bu işle ilgili herhangi bir eğitim aldınız mı?

Akad: Hayır alaylıyım ben bu konuyla ilgili. Çocukluğumdan beri gelen bir hevestir resim yapmak.
Biz bunu eşimle beraber aynı sisteme koyarak kendimiz yapmaya başladık.
Eşim dedi ki; ‘Biz bunu duvarlarda veya başka yerlerde göreceğimize neden üstümüzde görmüyoruz?’ Bunu kıyafete geçirme fikri eşimin fikriydi.

 

EN BÜYÜK HAYALLERİ

ATÖLYE AÇMAK

 

“Bu işi bize de öğret” diyenler var mı? Bunun eğitimini vermeyi düşünüyor musunuz?

Akad: Genelde öğret diyenler var. Atölyeniz var mı diyenler var.

Zeynep: Hedefimiz zaten bir atölye açmak. Ama öncesinde bir altyapı ve müşteri potansiyeli oluşturmak gerekiyor. Şimdi o aşamadayız. Atölyeyi açtığımız zaman altından nasıl kalkabiliriz diye cesaret edemedik.

Akad: Bir desteğe ihtiyacımız var.

Zeynep: Bu anlamda şimdi belediye tarafından destekleniyor olmak da güzel oldu. ‘Kültür Tepesi 2. Etap’ta bir yer verelim size’ diye teklif ettiler bize. Saat Kulesi’nin olduğu yerde. Bakacağız biz de.

 

Bir atölyeniz olursa hem satışlarınızı oradan devam ettireceksiniz hem de eğitim almak isteyenlere orada eğitim vereceksiniz.

Zeynep: Mesela atölyemiz içinde steril ve Sağlık Bakanlığı’na uygun dövme yapımı için bir oda, bir kafeterya, bir de eğitim almak isteyenlere eğitim verebileceğimiz bir atölye oluşturmak istiyoruz. Hem siparişlerimizi oradan yapabiliriz. Böyle bir yer hayalimiz var en başından beri.

 

Bu işin maliyeti nedir? Çalışmalarınızı neye göre fiyatlandırıyorsunuz?

Akad: Maliyeti resmin ve objenin boyutuna, renklendirmesine ve işçiliğine göre fiyat veriyoruz.

Zeynep: 50 TL ile 250 TL arasında değişiyor diyebiliriz aşağı yukarı. El emeğine ve üzerinde harcanan zamana göre fiyatlanıyor. Günlerce üzerinde uğraştığımız işler oluyor. Gerçekten ciddi emek oluyor bazılarında.

 

“TİŞÖRTLERİMİZ KİŞİYE
ÖZEL VE TEK”


Ortalama bir tişörtün boyaması ve yapımı ne kadar sürüyor?

Akad: Resmin boyutuna göre zaman da değişiyor.

Kişi, 35×50 büyüklüğünde bir resim getirip bunu tişört üstüne yapmamı isterse bir günümü alıyor yapmak.

Zeynep: Bir de bizim tişörtler kişiye özel ve tek oluyorlar. Bir ikincisi yok çünkü el emeği.
Aynısını istiyoruz dedikleri zaman biz aynısını yapamıyoruz. Mutlaka bir yerinde bir farklılık oluyor.

 

İzmit’te veya başka şehirlerde bu işe benze çalışma yapanlar var mı?

Zeynep: Başka yerlerde yapanlar var aslında ama bizim kadar profesyonel değiller.
İzmit’te yapan hiç kimse yok. İzmit’te bir tek biz yapıyoruz bu işi.
Başka şehirlerde yapanlar da bizim gibi yapmıyorlar.

 

“TABLO YAPAR
GİBİ ÇALIŞIYORUZ”

 

Sizin diğerlerinden farkınız nedir?

Zeynep: Bizim farkımız şu: Bire bir tuval üzerine tişörtü geçirerek çalışma yok onlarda.
Daha tek obje üzerine çalışıyorlar.

Tuval gibi değil.

Biz tablo yapar gibi çalışıyoruz.
Bir de istenilen her tür obje üzerine çalışması da farklılığımız bizim.

Akad: Minyatür maket de yapıyoruz. En son canlı çiçekler kullanarak yaptığımız bir çalışmamız oldu.

Zeynep: Onlar da çok ilgi görüyor.

 

Genelde sipariş usulüyle mi çalışıyorsunuz?

Akad: Genelde ben yaptığım çalışmaları Instagram hesabımızdan paylaşıyorum ve gören kişiler almak istiyorlar.

Zeynep: Instagram hesabımızı aktif kullanıyoruz.

 

Nerelerde çalışmalarınızı sergiliyorsunuz? Nerelerde stant açıyorsunuz?

Akad: Genelde İZMEK’in stant açmak istediği yerlerde stant açtık.

Zeynep: Öncesinde Zorlu Center AVM Performans Sanatları’nda satış yapmıştık.
İzmit Sanat Sokağı’nda bir stant açmıştık. Arasta Park’ta bir sergi yapmıştık.
Orada şövalelere tişörtlerimizi geçirerek resim sergisi gibi bir sergi yapmıştık.

 

“FABRİKASYON DEĞİL
EL EMEĞİ”

 

Kurumlara da çalışmalar yapıyor musunuz? Talepler geliyor mu?

Zeynep: Yaptığımız tamamen el emeği olduğu için fabrikasyon bir üretimimiz yok.
Şimdiye kadar Kervan 41 diye bir trekking grubumuz var. Onlar için bir logo çalışmamız oldu.
Eşim duvar rolyefi de yapabiliyor. Graffiti çalışmaları da yapıyor.
Bir okulun kantini için grafiti çalışması yapmıştık. O tarz talepler de geliyor.

 

Bu işi yapmak isteyenlere ne tavsiye ediyorsunuz?

Zeynep: Kesinlikle sabırlı olmalarını tavsiye ediyorum.

Akad: Ben de sabırlı olmalarını tavsiye ediyorum.

Zeynep: Yani bir tek bu işle geçinmek isterseniz sabırlı olmak zorundasınız.
Dikkatli gitmek zorundasınız. Emek sarf ediyorsunuz ve insanlar dönüp sanki hiç emek harcamamışsınız gibi karşılayabiliyorlar. Gerekli değeri vermiyorlar.

 

“YAPTIĞIMIZ İŞ
BASKI DEĞİL”

 

Siz bu işi yaparken insanlardan ne gibi tepkiler aldınız?

Akad: Mesela çalışma yaptığım zaman birisi gelip ‘Aaa, bunlar baskı yapıyorlar’ diyebiliyor. Bu yaptığımız iş baskı değil ki. Zaten görüyorlar, bire bir işleniyor bunlar.
Ama bizim insanımıza göre bu bir baskı. Kimse buna sanat demiyor.

Zeynep: Gerekli değeri veren insanlar da var aslında az da olsa.

 

Bir insan sadece bu işi yaparak hayatını devam ettirebilir mi?

Akad: Ettirir ama bölgesine göre de değişir. Nerede yaşadığına göre değişir.

İzmit ve çevresinde zor. Bu işi başka bir yerde yapıp yaşayanlar gerçekten ihya da olabilir.

 

Giyilebilir Sanat Ürünlerine ulaşmak isterseniz:

https://www.instagram.com/zeynepakadart/

https://www.zet.com/tasarimci/zeynep-akad

https://www.youtube.com/channel/UCQpSNpmYVbjMKcj-CSTpinQ

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X

Pin It on Pinterest

X