Home / DEKORASYON / Hereke Halısı’nın son temsilcisi: Han Halıcılık

Hereke Halısı’nın son temsilcisi: Han Halıcılık

Hereke Halısı’nı bilmeyen duymayan yok.Özel siparişlerle yaptırılıyor.Her ne kadar üretimi azalsa da, halı dokumacıları yetişmez olsa da zarafetinden hiçbir şey kaybetmeyen bu önemli kültür mirasımızın bekçisi Hereke’deki Han Halı oldu…

Guiness onaylarsa dünya rekoru Hereke’ye Gelecek

Daha önce birçok kez gündeme getirdik. Dedik ki; “Hereke Halısı, ülkemizin en önemli değerlerinden biridir. Dünya markasıdır. Sahip çıkalım. Destekleyelim. İç pazarda, dış pazarda ne yapılması gerekiyorsa yapıldı. Birçok değer gibi bu değerimiz dsc_3509de yok olacak.” Aslında duyan oldu da sanki duymazlıktan gelindi. Ne yazık ki, bu ünlü halıya adını veren Hereke’de üreticiler tek tek atölyelerini kapatmak zorunda kaldı. Halı ustaları yetişmez oldu. Geçtiğimiz yıllarda üretimi gittikçe azalırken zarafetinden hiçbir şey kaybetmeyen bu önemli kültür mirasımızın bekçisi Hereke’deki Han Halı oldu…

MARKA OLMASINDA PAYI VAR

Hereke, halıcığının marka haline gelmesinde önemli payı bulunan ve ailesi nesillerdir halı dokuyan Han Halı Hereke firmasının sahiplerinden Nurhan ve Erhan Ör kardeşler ile Hereke’de Türkiye’deki halıcılığı konuştuk. Han Halı’nın; babadan oğula; nesilden nesle devam etmesinin sırrını, 2 bin 500 yıllık Türk sentezini ve Osmanlı’dan kalan en görkemli sanatsal mirasımızı oluşturan Hereke halısı bağlamında Türk halıcılığının karşı karşıya bulunduğu tehlikeleri konuştuk.

dsc_3511TAKLİTLERİ ÜRETİLDİ

Daha önce de sık sık haber konusu oldu. Hereke halısı için en büyük tehlike, ucuz ve taklit halıların ‘Hereke” markasıyla başta Çin olmak üzere bazı ülkelerin Avrupa pazarlarına sürmesiydi. Çin, dünya pazarlarına “Hereke” markası ile taklit ürünlerini rahatça sokabilmek için, ülkelerinde “Hereke” adı altında bir yerleşim birimi bile kurmuş ve burada imal etmeye başlamıştı. Ne yazık ki, bizde Dünya markasının üssü olan Hereke’de belediye teşkilatını kaldırdık, mahalle yaptık.

Bu konularda büyük mücadele veren Erhan Ör konuşmamızda, yurt içinde de bazı açıkgözlerin Türkiye’nin ve Hereke halısının itibarını yerle bir ettiğini anlatıyor. Erhan Ör bakın neler söylüyor:

“Hereke halısının en önemli pazarlarından biri tabi ki turizm piyasası. Türkiye turlarında doğal güzellikleri ve kültürel yapıları gezen yabancıların ülkelerine giderken götürebilecekleri en güzel hatıra ürünleri halılarımız. Halı deyince de en zarif ve kolay taşınabilen, herkes tarafından beğenilen Hereke halıları ön plana çıkıyor. Ancak turistlerin iyi niyetinden ve bu konudaki bilgi yetersizliğinden faydalanmak isteyen aç gözlü bazı tüccarlar, Çin’den ithal edilen sentetik makine halılarını, orjinal Hereke ipek diyerek satıyorlar. Kendi ülkelerine döndüklerinde basit bir ekspertizle bile aldatıldıklarını kolayca anlayan müşteriler derhal itiraz edip tüketici mahkemelerine başvursalar da nafile. Sonunda yerel gazeteciler bunu ülkelerinde haber yapıyorlar ve maalesef “Türkiye’ye gittiğinizde Hereke halısı almayın.”

dsc_3517

TİCARETEN KAYBEDİYORUZ
“Tokyo’da yaşayan bir dostumuzun söylediğine göre bir turistin televizyondan ‘Türkiye’ye gittiğinizde lütfen hiçbir şey almayın’ diyerek herkesi uyarmış. Bu konu birkaç gün gündem bile oluşturmuş” sözleriyle konuşmasını sürdüren Erhan Ör, “Sonunda hem ticaretten kaybeden biz oluyoruz, hem de itibarsızlaşıyoruz. Üstelik Hereke’nin ve Herekeli halıcıların hiçbir suçu bulunmazken bir şekilde isimleri anıldığı için bu işten en büyük zararı da onlar görüyor” diyerek kendi kendimizi Dünya pazarında nasıl küçük düşürdüğümüzü de anlatıyor.

EN ÇOK BATI AMERİKA ALIYOR
Gerçek Hereke Halısı’nı bilenlerin yine de çoğunlukta olduğunu, en çok siparişin Batı’da Amerika’dan, Almanya’dan, İtalya’dan ve Doğuda da Japonya’dan geldiğini belirten Erhan Ör, “Aslında sanatsever herkes, dünyanın her yerinden bir tıklamayla bizlere ulaşıyor. Web sitemiz www.hanhali.com gerçekten de çok ilgi çekiyor.ö diyerek tanıtım yapmayı ihmal etmiyor.” diyerek bunun da mutluluk verici olduğunu söylüyor.dsc_3484

DÜĞÜMDE DÜNYA REKORU VE GUNESS’E BAŞVURU

Dünya pazarlarında bulunan halıların santimetrekaresinde 9 ile 16 arasında bulunan düğüm sayısının, Hereke yün halılarında 36, yüzde 100 saf ipek halılarında ise 64 ila 144 aralığında olduğunu söyleyen Ör son yaptıkları şaheser hakkında da bilgi veriyor. Han Halı ailesi olarak elde edilen tüm bu başarıları zorlayacak, hatta; onları unutturacak bir incelikte halı dokumaya karar verdiklerini, ülkemizin en nadide ipeklerini işleyerek muhteşem bir Hereke dokumaya koyulduklarını ve santimetrekarede 2 bin 500 düğümlü halı yapmayı başardıklarını gururla anlatıyor. Bunun için Guiness rekorlar kitabına başvurduklarını ve yetkililerin gelmesini beklediklerini de ekliyor.

KİŞİYE ÖZEL HALI

Arşivlerinde 2 bin 500’den fazla motif bulunduğunu anlatan Erhan Ör bakın bu konuda da neler diyor: “Özel olarak aldığımız desen siparişlerini ise; tamamen kişiye özel ve 1 adet olarak üretiyoruz. Böylece, Hereke zevkini paylaşan dostumuzun, eline aldığı Hereke halısıyla bütünleşmesini ve kıymetli bir hazine edinmesini sağlıyoruz. Yün, ipek ve yün-ipek karışımı halılarımızı günümüz dekorasyonuna uygun renklerde ve ölçülerde dokuyor yeni mobilyalarla uyumlu bir şekilde kullanılmasını sağlıyoruz. Bunun yanında içinde iç mimarların da bulunduğu desen tasarım grubumuzun tamamen orijinal hazırladıkları motifleri ise Türk Patent Enstitüsü’nden tescil ettiriyoruz.”

PADİŞAH TASARLADI

“Hereke halı desenlerinin en ünlüsü elbette Yedi Dağın Çiçeğidir” diyen Ör’den, bu desende yer alan çiçeklerin yedi tepeli şehrimiz İstanbul’u anlattığını ve rivayete göre bu desenin tasarımcısının ise Sultan Abdülhamit olduğunu öğreniyoruz. Sultan Abdülhamit Han’ın güzel sanatlara olan ilgisi ve zanaatkar özelliği hepimizce aşikar. Kendisi Hereke Fabrik-i Hümayun-u’na çok ilgi göstermiş ve Hereke’de dokunan bir çok eseri de Avrupalı hanedan mensuplarına ve yurt dışında yapılan saraylara kazandırmış. Öyle ki Beyaz Saray’da dahi bir Hereke halısı bulunduğunu ondan öğreniyoruz. Halen sarayda “Vermeil Room” denilen odada sergilenen halının bir eşini tekrar ürettikleri bilgisini de alıyoruz.hali-foto

 

AYNI KIZ BAŞLAR, AYNI KIZ BİTİRİR

Hereke halısının dünyada girmediği saray ve hükümet binası kalmadığını belirten Ör, bu halıyı diğer halılardan ayırt eden farklılıkları bakın nasıl anlatıyor: “Her yönüyle farklıdır. Bir kere; çift düğüm adı verilen özel bir Türk düğümüyle dokunur. Bu nedenle çok sağlamdır, bir felaket başına gelmediği müddetçe ilk günkü güzelliğini korur. Elden ele farklılık göstereceğinden, halıya başlayan dokuyucu kızımızca işlenir, biter. Kesimi başka hiçbir halıda rastlanmayan inanılmaz bir koyu-açık ipek ışıltısına ve muhteşem bir ipeksi temasa neden olur. Halıdan hiç anlamayan biri, gözü kapalı olarak ve yalnızca dokunarak Hereke halısını diğerlerinden ayırt edebilir. Dünya eksperleri tarafından, hiç şüphesiz, tüm zamanların en kaliteli halıları olarak nitelendirilir. Öyle ki halı meraklıları sahip oldukları koleksiyonun zenginliğini dile getirmek için ellerindeki Hereke miktarını ölçüt olarak kullanırlar.

PIRIL PIRIL MALZEME

Çok ince iplik ve saf ipeğin kullanıldığı Hereke halıları uzun ömürlü ve kaliteli olmasının yanı sıra bir tarafından diğer tarafına geçerken yaptığı ışık oyunuyla da fevkalade etkileyicidir. Geceyle gündüz kadar farklı bir görsel şöleni kullanıcılara sunar. Tertemiz ve yüzde yüz el dokuması olduğundan tamamen hijyeniktir. Alerji yapmaz ve bebekli evlerin bile bu nedenle tercihi olur.”

HAZİNE ODASI GİBİhan-hali-erhan-or-nurhan-or

Han Halıcılık’ta öyle zarif, öyle ince ipek halılar dokunuyor ki. Bunlara paha biçmek de mümkün değil. Bunların büyük bir bölümü, Han Halıcılık’ın el alt katındaki özel bölmede saklanıyor. Benim, “Hazine odası” adı verdiğim bu bölümdeki özel halıları görmek bile heyecan verici. Ben daha önce birkaç kez öyle dediğim için, onlar da “hazine odası” deyince anlıyorlar. Almasanız bile, meraklısının Ör kardeşleri ikna edip o göz alıcı ve büyüleyici desenlere sahip muhteşem ipek halıları görmeleri.

HALININ HİKAYESİ VAR
Buradaki her halının bir öyküsü var. Taze bir hikaye olduğu için anlatalım. Önce bir resim, sonra onun ipek halıya dokunmuş halini gösteren Erhan Ör, bunu bir İtalyan’ın sipariş verdiğini söyleyerek bakın sonrasını nasıl anlattı: “Siparişi aldık. Bir onun çok beğendiğini söylediği resmin orijinalini de bulup ona göre ipekten dokuduk. İtalyan bizimle sürekli temas halindeydi, sürekli halıyı soruyordu. Çok güzel bir çalışma oldu. Renkler tablodan da güzeldi. Fakat geçtiğimiz temmuz ayında bu İtalyan bir anda kayboldu. Telefonlarına da ulaşamıyoruz. Ortaya çıkarsa halısını teslim edeceğiz.”

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X

Pin It on Pinterest

X