Home / PORTRE / röportaj / ELİF BUSE DOĞAN “TÜRKÜYÜ KENDİMDE BİR TEK KELİMEYLE TANIMLARIM, O DA AŞK..”

ELİF BUSE DOĞAN “TÜRKÜYÜ KENDİMDE BİR TEK KELİMEYLE TANIMLARIM, O DA AŞK..”

Aslen Sivaslı ama kendini bildi bileli Kocaelili, Daha çocukken kurmuş hayallerini. En büyük hayali duvarda asılı duran bağlamayı çalmak Türkünün ondaki tarifi AŞK… 7 yaşında bağlama çalmaya başlamış, Birçok yarışmalarda dereceleri var. Bizim Kocaeli Gazetesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Ortak düzenlediği yarışmada birinci olarak, ilk TV tecrübesini yaşamış… 2015 yılında ilk albümünü, 2016 yılında da ilk singlenı çıkarmış. O, şimdi TRT’de yapmış olduğu ‘AŞK İÇİN’ programıyla gündemde. O, bu programla sesini türkülerini dinletiyor ve duyuruyor. O, bizim kızımız… O, türkü aşığı… Ve O ELİF BUSE DOĞAN

HAZIRLAYAN: TÜLAY DURAN

 

 -Elif hanım, kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Merhabalar..1993 yılında İzmit’te doğdum. Ailem aslen Sivaslı ama uzun yıllar önce Kocaeli’ye gelmişler. İlkokul, ortaokul ve lise yıllarım Kocaeli’nde geçti ve ardından üniversite için İstanbul’a geldim. Şu an Yüksek lisans eğitimime devam ediyorum ve Kültür Bakanlığı İstanbul Devlet Türk Halk Müziği Korosu’nda Ses Sanatçısı olarak çalışıyorum.

“MÜZİK HAYATIM, ÇOCUKKEN DUVARDA ASILI OLAN BAĞLAMAYI ÇALMA HAYALİYLE BAŞLADI”

-Müzikle yollarınızın kesişmesinde ne sizin için etken oldu?

En büyük etken ailem..Kocaeli’de olmaları kültürlerini yaşamalarına engel olmamış. Dernekler kurulmuş, düğünler yapılmış, ağıtlar yakılmış gelenek unutulmamış. Ailem de bu kültürü bize küçük yaşlardan itibaren vermeye çalışmış. Şimdi geriye baktığım zaman yapmak istedikleri şeyi anlayabiliyorum, doğru yerlere koyabiliyorum. Kendi evimizde de büyüklerimizin evinde de duvarda bağlama hep asılıdır. Küçük çocukların da dikkatini çekecek şekildedir, çünkü ulaşamıyorsun duvarda olduğu için  O bağlamayı hep indirip çalma hayaliyle başladı diyebiliriz müzik hayatım. Dedemin elinde, babamın elinde görüyordum ve ben de elime almak için sabırsızlanıyordum. 7 yaşına kadar bilinçsiz olarak tellere vuruyordum, çalmaya çalışıyordum. Sonrasın da da ufak ufak notaların yerlerini göstermeye başladı dedem ve ilerletmek istememle kendimi bağlama hocasının yanında buldum.

-Türk Halk Müziği’nin sizde ki anlamı nedir?

Anadolu coğrafyasının müzikal ve sözel birikiminin insana yansımasıdır türküler. Yani  aslında bir yaşam biçimi. Anadolu kültürüne, folklorüne aşık bir insanım. Türk Tarih’ine ilgi duyuyorum ve müzikle birleştirdiğim an benim için anlatılamayacak bir haz oluyor. Bu kültüre sesimle hizmet edebiliyor olmak çok onur verici. Aslında tek bir kelimeyle özetleyebilirim, AŞK …

“MÜZİĞİ DEVLET KONSERVATUARI SES EĞİTİMİ TÜRK HALK MÜZİĞİ BÖLÜMÜNÜ BİRİNCİLİKLE BİTİRDİM.”

-Üniversite dönemine kadar almış olduğunuz müzik adına eğitimlerden bahseder misiniz?

İlk olarak 7 yaşında özel bir kursta bağlama eğitimi aldım. Kocaeli’de Belediye Konservatuarı’nın var olduğu haberini aldıktan sonra, sınavlara girdim ve 4 yıl boyunca Türk Halk Müziği ve Batı Müziği eğitimi aldım. Lise eğitimime Kocaeli Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde devam ettim. Lisede ki enstrümanlarım keman ve piyano idi. Bu süreçte de Kocaeli Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda yarı zamanlı keman ve armoni eğitimi aldım. Üniversite olarak İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi Türk Halk Müziği bölümünü tercih ettim ve 1.likle bitirdim. Şimdi Haliç Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı’nda Yüksek Lisans yapıyorum.

-İlkokul ve lise döneminizde katılmış olduğunuz yarışmalar ve birincilikler var. Bu yarışmaların her birinin sizin için önemi nedir? 

Evet, hepsi birbirinden kıymetli anılar benim için. Şu an bu işi yapıyor olmama vesile olan şeyler. Bu bir işi yaparsın ve sıvazlanmak istersin ya tam olarak bu oluyordu. Emek veriyorum ve karşılığını ödülle, alkışla alıyorum. Bundan daha güzel bir şey olamaz herhalde …

“HERKES SAHNEYE SOLİST OLARAK YAKIŞTIĞIMI VE TÜRKÜLERİ BAŞKA SÖYLEDİĞİMİ SÖYLÜYORDU.” 

-Bu yarışmalar sizin müzik kariyeriniz için bir kırılma noktası oldu mu? Yaşamış olduğunuz hisleri okuyucularımıza aktarır mısınız?

Evet, aslında Batı Müziği’ni de çok seviyor ve keman çalıyordum. Ama türkü okurken başka bir şey yaşadığımı hissettim, duygulandım , duygulandırdım, geçmişi hatırlattım alkışları daha coşkulu duydum…Yarışmalardan sonra Ses Eğitimi okumaya karar verdim çünkü herkes sahneye solist olarak yakıştığımı ve türküleri başka söylediğimi söylüyordu.

-Üniversite döneminizle başlayan sanat yaşamınızı aktarır mısınız?

Üniversite dönemine kadar birçok müzik eğitimi aldım ama artık hayatımın tam olarak şekillendiği ve bittikten sonra iş hayatına atılacağım yer olduğu için bu süreçte öğrenebileceğim her şeyi öğrenmeye çalıştım. Üniversiteye girdiğim yıl aynı zamanda da TRT Gençlik Korosuna da başladım, çok önemli ustalarla tanışma imkanım oldu. Üniversite döneminde başta Prof. Erol Parlak ve Can Etili olmak üzere emek veren bütün hocalarıma çok teşekkür ediyorum.

“BİZİM KOCAELİ GAZETESİ’NİN KOCAELİ MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ İŞBİRLİĞİYLE YAPMIŞ OLDUĞU YARIŞMADA BİRİNCİ OLDUM VE İLK TV TECRÜBEMİ YAŞADIM”

-İlk televizyon tecrübenizden bahseder misiniz?

İlk televizyon tecrübem yanlış hatırlamıyorsam Kocaeli TV idi Bizim Kocaeli Gazetesi’nin Kocaeli Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle yapmış olduğu yarışmadan sonra bu kanala davet edilmiştim ve yine yarışmada ki derece aldığım türküleri söylemiştim. Çok heyecanlanmışımdır kesin şu an hatırlayamıyorum tam olarak. Kayıtlarına ulaşırsam izlemek isterim .

-2015 Şubat’ta TRT’nin düzenlediği ‘Sıra Sende Türkiye’ yarışmasına katıldınız? Bu yarışmaya katılma amacınız neydi? 

Bu yarışmanın amacı TRT Kurumu’nun yapacağı sınav öncesi bir duyuru ve ödülü de TRT Yurttan Sesler Korosu’na girme imkanıydı. Konservatuvar okuyan herkesin hayalidir tabi ki TRT. Ben de sınavdan daha avantajlı olduğunu düşünerek katıldım yarışmaya çünkü TRT MÜZİK’te yayınlanacaktı ve 10 hafta boyunca performans gösterecektim. 3. oldum.

“BANA KALSA ALBÜM 25 TÜRKÜLÜK BİR ALBÜM OLURDU”

-‘Bi Haber’ isimli ilk albüm çalışmanızda süreç nasıl ilerledi, yaşamış olduğunuz hisleri ve o ilk heyecanınızı anlatabilir misiniz?

Konservatuar okuyan her öğrencinin en büyük hayalidir albüm. Bütün eğitim yaşantım boyunca bu hayalin verdiği güçle çalıştım, çabaladım. Üniversite son sınıfa kadar albümde okuyabileceğim türküleri hep bir kenara koydum. Okulumu aksatmasını istemediğim için de albüm çıkış tarihini mezun olduğum zamana denk getirdim. Bana kalsa albüm 25 türkülük bir albüm olurdu ama bu hızlı tüketim çağında bunu yapmak doğru değil. Ama belki ilerde yaparım. 16 türküye karar verirken hocam, ustam ve Müzik Direktörüm Prof. Erol Parlak’ın fikirleri, düşünceleri, önerdiği türküler, Müzik Yönetmenim Selçuk Murat Kızılateş’in fikirleri düşünceleri ve en son benim kararımla bütün türküler kesinleşmiş oldu. Bütün türküler çok güzel asla ayıramam birbirinden ama karar verirken en iyi icra ettiğim, beni en çok duygulandıran türküleri koymaya çalıştım. En zor kısım repertuar kısmıydı ve çok uzun sürdü. Stüdyo aşaması çabuk geçti ve 36’ya yakın müzisyen albümüme eşlik etti. Musa Eroğlu, Erol Parlak, Erdal Erzincan, Güray Hafiftaş, Çetin Akdeniz ,İsmail Altunsaray ve diğer usta müzisyenlerle beraber çok keyifli bir çalışma oldu. 2015 Mart ayında da dinleyiciyle buluştu. Bu süreçte en büyük destekçim ailem onlara çok teşekkür ediyorum ve bana inanan tüm ekibime tekrar tekrar çok teşekkür ediyorum.

“GEL SEVDUĞUM’LA BU YIL  PANTENE ALTIN KELEBEK  ÖDÜLLERİ’NDE YARIŞTIM”

-Single çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

İlk solo albümüm BİHABER’den sonra, albüme koyamadığım türkülerle ilgili bir sitemim vardı kendime. Neden onu koymadım, neden bunu da koymadım diye. İkinci albümümün repertuarını hazırlarken beni heyecanlandıran bir kaç türküyle karşılaştım ve bu heyecanımı dinleyicilerle hemen paylaşmak istedim. İlk olarak Mart 2016’da Karadeniz türküsü GEL SEVDUĞUM ‘u ve ardından Temmuz 2016’da da bir Rumeli türküsü olan KÜP İÇİNDE NİŞASTA’yı çıkardık. GEL SEVDUĞUM ’un klipini Trabzon’da çektik, bölgenin doğal güzellikleri de göstermek istedik. Bu arada GEL SEVDUĞUM’la bu yıl Pantene Altın Kelebek Ödülleri’nde yarıştım ama çok güçlü isimler vardı kategoride. Sibel Can, Linet, Zara, Ceylan ve ben. Bu isimlerin yanında olmak bile benim için çok büyük bir başarı. Küp İçinde Nişasta türküsünün klipi için de dans dersleri aldım ve çok eğlenceli bir klip çektik.  Sonuca gelirsek eğer izlenmeler, dinlenmeler istediğim gibi .Emeği geçen, dinleyen, dinleten herkese çok teşekkür ediyorum.

“ÇOK KEYİFLİ VE ENERJİSİ YÜKSEK BİR MÜZİK EĞLENCE PROGRAMI”

-Şu an TRT’de hazırlayıp sunduğunuz ‘Aşk İçin’ programı hakkında bilgi verebilir misiniz ve bu program sanat yaşantınızda nasıl bir gelişimeye yol açtı?

AŞK İÇİN her Pazartesi akşamı saat 22.30’da TRT MÜZİK’te canlı yayınlanıyor. Partnerim TRT Türk Sanat Müziği Ses Sanatçısı Nusret Yılmaz’la beraber her hafta şarkılar, türküler seslendiriyoruz . Çok keyifli ve enerjisi yüksek bir müzik eğlence programı . İstek programı değil ama isteklere de yer veriyoruz. Yalnız kısa bir zaman sonra sezon finali yapacağız, yazın da bir gün tekrarları yayınlanacak. Kaçıranlar tekrardan TRT MÜZİK’te izleyebilir ama hemen izlemek, dinlemek  istiyorum diyorsanız youtube hesabımda bütün okuduğum türküler mevcut. Bugüne kadar sayısız televizyon programına katıldım ama kendinize ait bir televizyon programı olması her konuda daha özenle hazırlanmanıza sebep oluyor. Göz önünde olmak avantajdır ve hedefim her zaman daha fazla kişiye ulaşmaktı. Bu vasıta ile sesimi daha fazla kişiye duyurabildim, duyurabiliyorum.

-Yeni albüm çalışması ve projeler var mı?

Evet :))) 2. solo albümüme başladım ve şu an stüdyo aşamasındayız. Çok kısa bir zaman sonra dinleyicilerle buluşacak. Şu an özel bir proje yok ama olursa web sayfamdan, sosyal medya hesaplarımdan paylaşıyorum, takip edebilirsiniz

“BUNU UZUN UZUN YAZMAK İSTERİM SAYFALAR YETMEZ, HİSSETTİRMEK İSTERİM KELİMELERLE BAŞARAMAM”

-Son olarak Kocaeli desek, sizdeki anlamını anlatır mısınız?

Bunu uzun uzun yazmak isterim sayfalar yetmez, hissettirmek isterim kelimelerle başaramam… Kısaca özetlemek gerekirse ailem, çocukluğum, anılarım, arkadaşlarım… Hayatımı şekillendiren, iyi kötü aldığım kararlarla bugün burada olmamı sağlayan basamaklardan bir tanesi… Şu an en çok İstanbul’a yakın olmasını seviyorum, ansızın çıkıp gelebiliyorum

Çok teşekkürler…

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X

Pin It on Pinterest

X