Home / YAŞAM / AİLE ÇOCUK / Duygularımızı tanıma ve duygusal zeka…

Duygularımızı tanıma ve duygusal zeka…

Psikolog – Neşe Erberk İzmit Anaokulu

Duygularımızı  tanıma ve  duygusal zeka…

Duygusal zeka, kendimizle, başkalarıyla ve çevreyle barışık olmayı, amaçlarımızı gerçekleştirebilmeyi ve zorluklarla başa çıkabilmeyi kolaylaştıran bir beceridir. Yani, “duyguları tanıma, anlama ve etkin biçimde kullanma becerisi” şeklinde tanımlanabilir. Duygularının farkında olan ve duygularını iyi tanıyan bireylerin kendini ifade becerileri oldukça gelişmiş olduğu, dürtülerini ve isteklerini kolaylıkla kontrol edebildikleri görülür. Duygusal farkındalık sayesinde öfkemizi, heyecanımızı, kıskançlığımızı, korkumuzu, umudumuzu, kaygımızı … gibi son derece insani olan duygularımızı önemser ve onları hissetmekten kaçınmayız. Aksine onlara izin verir, bastırmayız. Bir olayda karşı tarafı suçlamak yerine “Şu an çok kırgınım, sesimi kontrol edememekten korkuyorum, daha sonra konuşalım” demek ya da çocuğumuzun kızdığımız bir davranışı karşısında “Seni seviyorum ama bu davranışını onaylamıyorum” demek kendimizi ve duygularımızı ifade etmemizi ve karşı tarafın da durup düşünmesini, sizi anlamasını kolaylaştırır. Tüm yaşam alanlarımızda duygularımızı bastırmak yerine izin vermek, onları ifade etmek; öfke krizlerini, intihar vakalarını, cinsel istismar, cinsel şiddet ve her türlü şiddet olaylarını önlemiş olur. Günümüzde çok fazla duymaya başladığımız, belki de tanık olduğumuz bizi çok üzen olayları kendimizi iyi ifade ve dürtü kontrolüyle çözümlemek mümkün. Duygularımızı tanıma sayesinde kendine güveni olan, yeterliliklerinin farkında, eksikliklerini gidermeye çalışan, dürtülerini kontrol eden bireyler oluruz. Birey bebeklik döneminden başlayıp çok çeşitli duyguları farklı yaş zamanlarında öğrenmeye başlar. Eğitimin ilk basamağı evde yani anne baba tarafından olur. Çocuğunun duygularını önemseyen ve duygusal ihtiyaçlarına karşılık veren anne ve babalar çocuklarının duygusal zekâlarının gelişimine katkıda bulunurlar. Kendi duygusunun farkında olan ve bir olayda ne hissettiğini dile getiren birey çocuğu ile kurduğu iletişim sırasında da buna dikkat eder. Seni seviyorum, ama bu yaptığın davranışını sevmiyorum ya da şuanda çok kızgınım daha sonra konuşalım gibi ifadeler hissedilen duyguya farkındalık kazandırıyor. Anne ve babası tarafından anlaşıldığını hisseden çocuk kendini güvende ve emin hisseder. Duygusal zeka (EQ), bireylerin öncelikle kendi duygularını anlamalarını ve yönetebilmelerini sağlayan, bunun yanında başkalarının duygularını anlayabilme, empati kurabilme, motivasyon artırma ve özgüven duygusunu geliştirme olanağı tanıyan bir kavramdır. IQ daha çok bireyin zekâ fonksiyonlarını değerlendirmekte, buna karşılık EQ bireyin duygusal sentez, tespit ve fonksiyonlarını ortaya koymaktadır. Yani IQ kadar EQ da çok önemli bir kavramdır. Duygusal zekanın beş temel özelliği var. Kendini tanıma ve yönetme becerisi: Bu beceri esas olarak duyguların farkında olma, koşullara ve amaca uygun olarak onları yönetebilme ve kontrol edebilmedir. Bu becerinin geliştirilmesi kişinin duygularından haberdarlığıyla, kazanılmış güvenli davranışıyla, kendine saygısıyla, bağımsızlığıyla ve kendisini gerçekleştirme girişimleriyle bağlantılıdır. İnsanlar arası ilişkiler becerisi: Kişinin yakın çevresi ve sosyal dünyayla empati ve sosyal sorumluluk anlayışı içerisinde ilişki kurmasını sağlar. Diğer insanlara yol gösterme ve destek olma şansı verir. Uyum sağlama becerisi: Geliştirici gerçeği arama, sorunlar karşısında yeni yollar bularak problem çözme ve esneklik özelliklerinin var olmasıdır. Kişi değişimin artan ivmesindeki en yararlı desteği duygusal zekanın bu özelliğinden alır. Stresle başa çıkabilme becerisi: Duygusal ve bedensel zorlanmalar karşısında güçlü olmayı sağlayan yöndür. Stresleri göğüsleyebilme ve fırsatlara dönüştürebilmedir. Stresler karşısında hoşgörülü olmayı ve amaca dönük seçilmiş tepkileri düzenlemeyi sağlar. Duygusal Zekanın Yüksek Olması Neyi Sağlar? Duygusal zeka yükseldikçe akademik başarı artar. Duygusal zekası yüksek çocuklar arkadaşlarıyla daha iyi anlaşırlar, davranış problemleri azalır ve şiddete daha az eğilimli olurlar. Duygusal zekanın yüksek olması, bireylerin psikolojik açıdan daha sağlıklı olmasını sağlar. Duygusal zekası yüksek çocuklar, ebeveynleri ile daha yakın ilişkiler kurar; ebeveynlerine daha saygılı ve samimi davranırlar. Duygusal zekası yüksek bireyler problem çözmede daha başarılı, stres yaratan yaşam olayları karşısında daha dayanıklıdır. Duygusal zekası yüksek bireyler riskli davranış ve alışkanlıklardan uzak dururlar. Duygusal zekası yüksek çocuklar ailelerine ve onların değerlerine gösterdikleri uyum çok yüksek, disipline ilişkin sorunlar yaşama olasılıkları çok düşüktür. Duygusal zekası yüksek bireyler daha mutlu olan bireylerdir.

senempsikolog@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X

Pin It on Pinterest

X