Home / KÜLTÜR SANAT / GEZİ / DERİN HİKAYELİ KÖY: Müşküle

DERİN HİKAYELİ KÖY: Müşküle

Bugün size bir köyü yazacağım. Ama bu köy öyle sıradan bir köy değil. Değim yerindeyse derin hem de çok derin hikayeleri olan ve bu hikayeleri ile Türkiye gündemine oturmuş bir köy bu köy. Neler yok ki; köyün hikayeleri içinde. Bursa’nın 17 ilçesinden birisi olan İznik’e bağlı bir köy bu.


İznik Gölü manzaralı bu köyün hikayelerini sizlere sırasıyla anlatmak istiyorum. Öncelikle neden bu köy..! 12 Eylül öncesinde Dünya Barış Günü etkinlikleri çerçevesinde Bursa’ya gitmiştim. Bir sinema salonunda düzenlenen etkinlikte uzun boylu, zayıf ve kasketli bir kişi dikkatimi çekmişti. Sorduğumda onun bir muhtar oldu
ğunu söylediler. Ama sıradan bir muhtar değildi bu muhtar.

Tam bir köylü lideri gibi duran bu muhtar meğerse bizim ülkemizin ilk sosyalist muhtarıymış. Ayaküstü biraz sohbet ettim kendisiyle. Salondaki görevim nedeniyle de sohbeti kısa kesmek zorunda kaldım. Bu kadar kısa süre sohbette bile çok etkilenmiştim kendisinden.

‘İşte dedim özlediğim köylü’ bu.

Kimdi bu muhtar?

19 Şubat 2017 tarihinde 86 yaşında yaşama veda eden Fevzi Kavuk’tu. Cenazesine il dışında olduğu için gidememiştim. Aradan bir hafta geçti her zaman olduğu gibi yine kızım Nazlıcan’ı alarak düştüm yola.

Cenazesine gidemediğim bu ülkemin ‘Köylü önderi’ ve ülkemin ilk sosyalist muhtarı ünvanını alan Fevzi Kavuk’un mezarını ziyaret etmek istedim. İznik’ten yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta bulunan Müşküle Köyü meğerse sadece Fevzi Kavuk ile ünlü değilmiş.

Müşküle Köyü Bursa Cezaevi’nde yatan ünlü şairimiz Nazım Hikmet’in hani o meşhur şiiri var ya;

“Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani, -Öyle gibi de görünüyor -Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni Ve de uyarına gelirse, Tepemde bir de çınar olursa taş-maş da istemez hani…

İşte bu şiirdeki isteği yerine getiren köymüş Müşküle Köyü. Nâzım Hikmet ile Bursa Cezaevi’nde birlikte kalan İsmail Başaran’dan etkilenerek sosyalizme ilgi duyan Fevzi Kavuk, usta şairin bu isteğini yerine getirerek Müşküle Köyü’ne ÇINAR ağacını dikmiş. 1960 ile 1980 yılları arasında Müşküle Köyü’nde muhtarlık yapan Fevzi Kavuk, 12 Eylül 1980’deki askeri müdahalesinin ardından gözaltına alınıp, çeşitli cezaevlerinde 10 ay 15 gün hapis yattı. Kavuk, Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) 1965 ve 1969 milletvekili genel seçimlerinde aday oldu, ancak kazanamadı. İşte bu köylü önderinin Nazım Hikmet anısına önce birkaç kişinin yerini bildiği daha sonra tüm köylüler tarafından bilinen diktiği çınar ağacı 12 Eylül darbesinde askerler tarafından kesilmiş.

Bir daha büyümesin diye de yakılmış Nazım Hikmet adına düzenlenen bu çınar ağacı. Ama inatçı kişiliği ile bilinen kimseye minnet etmeyen, yıllar yılı sol görüşleri ile bilinen ve 12 Eylül’de neredeyse köyün bütün gençlerinin gözaltına alınıp tutuklandığı bu köy kesilen ve yakılan çınar ağacının yerine yeniden bir çınar ağacı dikmişler.

Hem de İznik Gölü kenarına. Şimdi bu çınar ağacı büyüyor ve her yıl dibinde anma etkinlikleri düzenleniyor. İşte bu kadar derin hikayeleri bulunan köye yaklaşırken heyecanım artmaya başladı. Arabayı kızım kullanıyor ben de etrafı seyrediyordum. Yoldan 3 kilometre tırmanınca köy karşımıza çıktı.

Çok şirin bir köy. Zeytincilikle geçiniyor. İlk yaptığımız iş bir hafta önce vefat eden Türkiye’nin ilk sosyalist muhtarı Fevzi Kavuk’un mezarını ziyaret etmekti. Yanımıza aldığımız taze zeytin dalları ile köyün mezarlığına ulaştık. Karşımızda henüz mezarı yapılmamış Fevzi Kavuk.

Kızım ve ben mezarın üstüne zeytin dallarını koyup duamızı ettikten sonra hemen ileride bulunan Şahan Baba ( Şahin Baba)türbesinde de duamızı edip köy meydanına geldik.

Köy kahvesinde oturup çaylarımızı söylerken hemen yanımıza gelen kahveci ile derin mevzulara derin konulara ve de Müşküle’nin derin hikayelerine girdik. Köy meydanındaki tarihi camiyi yıkmışlar yerine yeni cami yapılıyordu. Müşküleliler anlattı, ben kızım Nazlıcanile dinledim. Dinledikçe heyecanlandım dinledikçe şaşırdım. Ve geldik bir başka hikayeye..! Meğerse Müşküleliler çalışmayan ve sözlerini tutmayan muhtarlarına tepki gösterip delileri aza seçmişler. Şaka gibi değil mi? Ama şaka değil gerçek. Müşküle Köyü sakinleri CHP’li olan ve iki dönemdir destek verip seçtikleri köy muhtarı Emin Tektaş’ın daha sonra köylüden kopması nedeniyle ona bir ders vermek istemişler. 4 aza görevinden istifa etmiş. Böylelikle muhtarlık seçimlerinin yeniden yapılmasını istemişler.

Ve görevinden istifa eden 4 aza için seçim yapılmış. Yapılmış yapılmasına ama Müşküle Köylüleri belki de ülkemizde ve Dünya da eşi benzeri olmayan bir olaya imza atmışlar.

Nasıl mı?

Görevinden istifa eden 5 azanın yerine muhtara bir ders vermek için köyün 4 delisini aza seçmişler.

Şaka gibi değil mi? Evet, aynen böyle yapmış Müşküle Köyü sakinleri. 29 Ekim Pazar günü ihtiyar heyetini belirlemek için sandık başına gitmiş.

Bin 329 seçmen yeni ihtiyar heyetini belirlemek için köyde kurulan 5 sandıkta oy kullanmış. Seçim işleminin tamamlanmasının ardından yapılan sayımda, akli dengeleri yerinde olmayan ve ‘Köyün delileri’ olarak bilinen Mehmet Olgun 222, İsmail Talan 211, Süleyman Güleç 193, İbrahim Güvenç 105 ile okuryazarlığı olmayan Halil Özkabakçı 150 oy alarak ihtiyar heyetinin 5 kişilik asil listesine seçilmiş.
Tabi bu olay karşısında muhtar şaşkın, kaymakam şaşkın. Olay Türkiye’nin gündemine oturmuş. Muhtar Emin Tektaşyaşananlar karşısında şok olmuş. Olayı gurur meselesi yapan Muhtar Emin Tektaş, seçimden 4 gün sonra basın toplantısı düzenleyeceğini belirterek, köy meydanında tabancasıyla ‘ Bunları hak etmiyorum’diyerek önce havaya ateş etmiş sonra da elindeki silahla intihara kalkışmış.

Muhtar Emin Tektaş, jandarma ve vatandaşların müdahalesi sonucu etkisiz hale getirilirken, tabancanın ateş alması sonucu elinden yaralanmış. Köy meydanında intihar girişiminde bulunduktan Uludağ Üniversitesi’ne kaldırılmış ve taburcu edilmiş. Olayı içine sindiremeyen muhtar EminTektaşgece muhtarlık binasında kendini iple asarak yaşamına son verdi.

Nasıl..!
Siz hiç daha önce böyle derin ve ilginç hikayeleri bulunan bir köy gördünüz ya da duydunuz mu? Ben duymadım. Hikayeleri dinledikten sonra köyden ana yola inmeye ve fotoğraf çekmeye başladık. Çünkü hava kararıyordu. Ana yola indiğimizde yolun hemen kenarında bir hafta önce toprağa verilen Müşküle Köyü’nün köylü önderi ve muhtarı Fevzi Kavuk’unoğlunun işlettiği çay bahçesine geldik. Kısa bir hoş sohbetten sonra 12 Eylül 1980 tarihinden sonra yeniden dikilen ve hızla büyüyen Nazım Hikmetadına dikilmiş çınar ağacına gittik. Hatıra fotoğrafının ardından İzmit’e yol koyulduk. Eğer mücadele etmek ne demek, boyun eğmemek ne demektir görmek istiyorsanız ve de derin hikayeleri ama yaşanmış gerçek hikayeler dinlemek istiyorsanız varın bir gün İznik’in Müşküle Köyü’negidin. Hiç pişman olmazsınız benden söylemesi.

 
 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X

Pin It on Pinterest

X